Kullanıcı Aletleri

Site Aletleri


yeis

Yeis

  • Yeis, mâni-i her kemâldir.” (Ümitsizlik her türlü gelişmeye ve eksikliklerden kurtulmaya engel olur).1)
  • “Sıkıntı, sefâhetin muallimidir.. yeis, dalâlet-i fikrin.. zulmet-i kalb, ruh sıkıntısının menbaıdır.”2)
  • “Şeytanın en tehlikeli bir desîsesi şudur ki: Bazı hassas ve sâfî-kalb insanlara tahayyül-ü küfrîyi tasdîk-i küfürle iltibâs ettiriyor. Tasavvur-u dalâleti, dalâletin tasdiki sûretinde gösteriyor. Ve mukaddes zâtlar ve münezzeh şeyler hakkında gayet çirkin hâtıraları hayaline gösteriyor. Ve imkân-ı zâtîyi imkân-ı aklî şeklinde gösterip îmândaki yakînine münâfî bir şek tarzını veriyor. Ve o vakit o bîçâre hassas adam, kendini dalâlet ve küfür içine düştüğünü tevehhüm edip îmândaki yakîninin zâil olduğunu zanneder, yeise düşer, o yeisle şeytana maskara olur. Şeytan hem yeisini, hem o zayıf damarını, hem o iltibâsını çok işlettirir, ya dîvâne olur yahud ‘her-çibâd-âbâd’ der, dalâlete gider.”3)
  • “Madem ecel vakti muayyen değil; Cenâb-ı Hak, insanı yeis-i mutlak ve gaflet-i mutlaktan kurtarmak için, havf u recâ ortasında ve hem dünya ve hem âhireti muhafaza etmek noktasında tutmak için, hikmetiyle eceli gizlemiş.”4)
  • “Arkadaş! Amele ve tâate muvaffak olamayan azaptan korkar, yeise düşer. Böyle bir me’yusun gözüne, dinî meselelere münâfî ednâ ve zayıf bir emâre, kocaman bir burhan görünür. Böyle birkaç emâreyi elde eder etmez, diğer emârelerin sâikasıyla ilân-ı isyan ederek İslâm dairesinden çıkar, şeytanın ordusuna iltihak eder.”5)
  • “Hata, günah ve seyyiâtın şahsa yüklenmesi, hasenâtın ise, Allah’ın rahmetine atfedilmesi esasına dayanan recâ, sâlikin, bir kısım yanlışlıkların, kötülüklerin ve yakışıksız şeylerin ağına düşmemesi, iyilikler ve güzelliklerle de şımarıp küstahlaşmaması için, istiğfar ve dua kanatlarıyla sürekli ‘seyr ilallah’ ufkunda seyahatla şerlerden kaçınıp hayırlara sığınması; inâbe ve tazarru lisânıyla da devamlı ‘seyr maallah’ ikliminde Hak kapısının tokmağına dokunmasından ibaret sayılmıştır. Böyle bir denge kurulabildiği takdirde, ne havfta inkıtâ ve yeis, ne de recâda gevşeklik ve şatahat olur.”6)
  • “Lider asla gevşemeyen bir irade insanıdır. O’nun, kararından dönmesi veya inancından taviz vermesi kat’iyen düşünülemez. Ümit onun ayrılmaz dostu, yeis ise, rüyalarına dahi misafir etmeyeceği baş düşmanıdır.”7)
  • İnsan her meselede olduğu gibi, muhasebede de ölçülü ve dengeli davranmalıdır. Bir kere muhasebe, kat’iyen yeis ağırlıklı olmamalıdır.”8)

Dipnotlar

1)
Bediüzzaman Said Nursî, Tarihçe-i Hayat, İstanbul: Şahdamar Yayınları, 2010, s. 54.
2)
Bediüzzaman Said Nursî, Mektubat, İstanbul: Şahdamar Yayınları, 2010, s. 537.
3)
Bediüzzaman Said Nursî, Lem’alar, İstanbul: Şahdamar Yayınları, 2010, s. 94.
4)
A.g.e. s. 260.
5)
Bediüzzaman Said Nursî, Mesnevî-i Nûriye, İstanbul: Şahdamar Yayınları, 2007, s. 57.
6)
M. Fethullah Gülen, Kalbin Zümrüt Tepeleri, İstanbul: Nil Yayınları, 2008, s. 86.
7)
M. Fethullah Gülen, Sonsuz Nur, İstanbul: Nil Yayınları, 2008, s. 731.
8)
M. Fethullah Gülen, Fasıldan Fasıla-2, İstanbul: Nil Yayınları, 2008, s. 93.
yeis.txt · Son değiştirilme: 2024/05/25 15:49 Değiştiren: Editör